aicen 3 Takipçi | 26 Takip
Kategorilerim
Diğer İçeriklerim (2)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (3)
13 11 2016

SİMYACI

                        Bir tüccar Mutluluğun Gizi'ni öğrenmesi için oğlunu insanların en bilgesinin yanına yollamış. Delikanlıbir çölde kırk gün yürüdükten sonra, sonunda bir tepenin üzerinde bulunan güzel bir şatoya varmış. Söz konusu bilge burada yaşıyormuş. Bir ermişle karşılaşmayıbekleyen bizim kahraman, girdiği salonda hummalıbir manzarayla karşılaşmış: Tüccarlar girip çıkıyor, insanlar bir köşede sohbet ediyor, bir orkestra tatlıezgiler çalıyormuş; dünyanın dört bir yanından gelmişlezzetli yiyeceklerle dolu bir masa da varmış. Bilge sırayla bu insanlarla konuşuyormuşve bizim delikanlıkendi sırasının gelmesi için iki saat beklemek zorunda kalmış. Delikanlının ziyaret nedenini açıklamasını dikkatle dinlemişbilge, ama Mutluluğun Gizi'ni açıklayacak zamanı olmadığınısöylemişona. Gidip sarayda dolaşmasını, kendisini iki saat sonra görmeye gelmesini salık vermiş. "Ama sizden bir ricada bulunacağım" diye eklemişbilge, delikanlının eline bir kaşık verip sonra bu kaşığa iki damla sıvıyağkoymuş. "Sarayıdolaşırken bu kaşığıelinizde tutacak ve yağıdökmeyeceksiniz." Delikanlı sarayın merdivenlerini inipçıkmaya başlamış, gözünükaşıktan ayıramıyormuş. İki saat sonra bilgenin huzuruna çıkmış. "Güzel, demişbilge, peki yemek salonundaki Acem halılarınıgördünüz mü? Bahçıvan Başı'nın yaratmak için on yıl çalıştığıbahçeyi gördünüz mü? Kütüphanemdeki güzel parşömenleri fark ettiniz mi?" Utanan delikanlı hiçbir şey göremediğini itiraf etmek zorunda kalmış. Çünkübilgenin kendisine verdiği iki damla yağıdökmemeye çabalamış, başka bir şeye dikkat edememiş. "&... Devamı

09 11 2016

ŞEKER PORTAKALI

  ***Açıkçası daha önce, okuyucuyu bu kadar farklı duygulara sürekleyen bir kitap okumamıştım. Kitap okurken kahkaha attığımı hiç hatırlamıyorum.Ve bu kadar duygusallaştığımı da! Bu kitabın kahramanı Zeze, sizi, önce kendi dünyasına biraz da kendi dünyanızın derinliklerine götürecek. Çok şey söyleneceği muhakkak, ancak kitapla ilgili ipucu vermek istemiyorum.Elinizdekini bitirin ve sıradaki kitabınız bu olsun. Alın, okuyun, okutun, hediye edin.   Şeker Portakalı    İnsan doğumundan önce babasını seçemez. Ama seçmek elimde olsaydı seni isterdim.  Doğru mu bu, sivrisinek?  Yemin edebilirim. Hem sonra, evden de bir boğaz eksilir. Bir daha sövmeyeceğime, kıç bile demeyeceğime söz veriyorum. Pabuçlarını boyarım, kuşlarına bakarım. Her zaman uslu otururum. Okulun en iyi öğrencisi olurum. Her şeyi çok iyi yaparım.    Ne diyeceğini bilemiyordu.   Beni alabilirsen, evde herkes sevinçten çılgına dönerdi. Onlar için büyük bir rahatlık olurdu bu. Antonio ve Gloria'nın arasında bir kızkardeşim var, Kuzey'de bir yere verdiler. Okumak ve önemli biri olmak için çok zengin bir kuzenimizin yanına gitti... Sessizlik sürüp gidiyordu. Gözleri yaşlarla dolmuştu. Beni vermek istemezlerse satın alabilirsin. Babamın hiç parası yok. Beni satacağından eminim. Çok para isterse, Bay Jacob'un dükkanında müşterilerine yaptığı gibi birkaç taksitte ödersin...   Şeker Portakalı    YAZAR HAKKINDA :   Brezilyalı ünlü yazar Jos Mauro de Vasconcelos, 1920'de Rio de Janeiro yakınlarında, Bangu'da doğdu. Çok yoksul olan ailesi, onu Natal kasabasındaki amcasının y... Devamı